BofA Merrill Lynch Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Başekonomisti Türker Hamzaoğlu, Gazeteport'a yaptığı değerlendirmede yıl sonu itibariyle dolar/TL'nin 1,80 olmasını beklediklerini kaydetti.
Aşağı yönlü risklerin kalacağı varsayımı altında eur/usd paritesinin Haziran ayında 1,25 seviyesini göreceğini kaydeden Hamzaoğlu, böyle olması durumunda TL’nin doları yenemeyeceğini söyledi.
Avrupa Merkez Bankası’nın işler çığrından çıkmadan müdahal etmesi varsayımı altında ise paritenin toparlanarak 1,30, 1,35 seviyesine geldiği durumunda TL’nin doları yenebileceğini dile getirdi. Senaryolarının euronun ikinci yarısı itibariyle toparlanacağı üzerine kurulu olduğunu bildiren Hamzaoğlu, sene sonu dolar/TL’nin 1,80 olması beklediklerini belirtti.
''TÜRKİYE YÜZDE 0 BÜYÜYECEK''
Merrill Lynch Varlık Yönetimi 2012 Yatırım Stratejilerine Genel Bakış raporunun duyurulduğu toplantıda konuşan BofA Merrill Lynch Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Başekonomisti Türker Hamzaoğlu, Türiye’nin 2012 yılının ilk yarısında negatif büyüyebileceğini, ikinci yarısında toparlanarak yıl sonu itibariyle yüzde 0 büyüme kaydedilebileceği belirtildi.
Türkiye’nin 2011’de yatırım yapılabilir ülke olma şansını kaçırdığını bildiren Hamzaoğlu, Türkiye’nin büyümeye hazır bir makine olarak görüldüğünü ve büyümeyi dizginleştiremeyerek bu fırsatı kaçırdığını belirtti.
Hamzaoğlu, 2012 yıl sonu enflasyon tahminlerinin yüzde 6,5 olduğunu dile getirerek büyümedeki aşağı yönlü eğilime bağlı olarak yıl sonu cari açığın milli gelire oranının yüzde 5’e ineceğini söyledi.
Merkez Bankası politikalarının basit ve tahmin edilebilir olması gerektiğine vurgu yapan Hamzaoğlu, Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikasına devam etmesinin, mevcut eğilimi derinleştirdiğini belirtti.
ÇİN'DE YUMUŞAK İNİŞ BEKLENTİSİ
Merrill Lynch Varlık Yönetimi Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Kıdemli Portföy Stratejisti Johannes Jooste, küresel ekonomide 2012 yılında bir resesyon beklenmese de büyümenin kırılgan bir yapıda olmasının tahmin edildiğini, bu nedenle yatırımcıların özellikle getiri, kalite ve çeşitlilik sunan yatırımlara yönelmesi gerektiğini kaydetti.
2012 Yatırım Stratejilerine Genel Bakış raporunu açıklayan Johannes Jooste’a göre, 2012’de küresel ekonomi gelişmekte olan ülkelerin öncülüğünde yüzde 3.7 oranında büyüyecek. Çin’in yumuşak bir inişin avantajlarından yararlanması beklenirken, ABD’deki büyümenin ise biraz iyileşerek yüzde 1.9 seviyelerine çıkacağı tahmin ediliyor.
DÜNYA DURGUNLUĞUN EŞİĞİNDE
ABD Merkez Bankası’nın yüksek işsizlikle mücadele etmek ve en azından 2014’e kadar faiz oranlarını sabit tutmak için konut piyasasını desteklemeye devam etmesinin beklendiğini kaydeden Jooste, G5 ülkelerindeki (Kanada, Euro Bölgesi, Japonya, ABD ve İngiltere) tüketicilerin de enflasyondaki düşüş sonucu rahatlayacağını ve söz konusu ekonomilerin az da olsa büyümeye devam edeceğini ifade etti. Jooste, bu ülkelerin kolektif büyümesinin 2011 için öngörülen yüzde 1.4’ün altında kalacağını ve yıl bazında yüzde 1.1 olarak gerçekleşeceğini kaydetti.
Merrill Lynch Varlık Yönetimi 2012 Yatırım Stratejilerine Genel Bakış raporuna göre; ana risklerin başında Euro Bölgesi ülkelerinden birinin düzensiz şekilde temerrüde düşmesi ve/veya ortak para biriminden çıkması yer alıyor. Diğer muhtemel olumsuzluklar arasında borç yükü azaltma çabaları, olası kur savaşları, bankalara hücum riski (mudilerin mevduatlarını çekmek için bankaya koşması), aşırı mali kemer sıkma politikaları ve salgının Euro Bölgesi’nden başka yerlere sıçraması ile Avrupa’daki politik anlaşmazlıkların devam etmesi yer alıyor.
Ancak Jooste, Avrupa’nın bazı olumlu sürprizlere gebe olduğunu da ifade ediyor. Bunlardan birincisi, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para basmak suretiyle ülke ve banka borçlarını beklenenden çok daha hızlı şekilde telafi etmesi. Ancak böyle bir tepki Euro Bölgesi’ndeki büyüme beklentileri oldukça büyük bir darbe almadan gerçekleşmeyecek. İkincisi, ECB’nin beklenmedik şekilde faizleri hızla düşürüp yüzde 0.5’e çekmesi, bölgenin görünümünü olumlu olarak etkileyecek. Daha zayıf bir Euro bölgesi ekonomisiyle, daha aktif bir merkez bankasının yan yana gelmesi 2012’de Euro’nun daha zayif seyretmesine yol açacak. Değer kaybetmiş bir para birimi iç talebi zayiflatacağindan bölgeye destek olacaktır.
YATIRIMLARDA KALİTE VE ÇEŞİTLİLİK
Merrill Lynch Varlık Yönetimi’nin 2012 Yatırım Stratejilerine Genel Bakış analizi, kırılgan büyüme tablosu karşısında yatırımcıların riskler konusunda endişelendiğini gösteriyor. Jooste, “Güvenli liman olarak adlandirilan yatirim araçlarinin azalmasi nedeniyle yatırım portföylerinde çeşitliliği garantileme işi çok daha komplike hale geldi. Bu nedenle hisse senedi seçimlerinde daha çok getiri, kalite ve çeşitlilik üzerinde duruyoruz” diye konuştu.
Jooste, “2012 için hisse senetlerini seçerken, güçlü nakit akışı olan ve temettüleri artan, piyasa değeri büyük şirketler üzerinde odaklanılmasını öneriyoruz. Yatırımcıları ihtiyatlı olmaya davet etmekle birlikte herhangi bir felaket senaryosu da öngörmüyoruz. Yavaş büyümenin ve daha yüksek risklerin oluşturduğu ‘yeni normal’ koşullarla başa çıkmak için stratejik bir çerçeve oluşturma ihtiyacının altını çizmeye devam ediyoruz. Ayrıca büyük zararların düzenli aralıklarla sık sık tekrarlanabileceğini, volatilite balonlarının oluşabileceğini ve riskli/risksiz portföy arasında sık sık tercih değiştirme ihtiyacının ortaya çıkabileceği olgusunun kabul edilmesi gerektiğini de anımsatıyoruz” dedi.
Tercih edilen sektörler temel ihtiyaç olmayan tüketim ürünleri, temel ihtiyac olan tüketim ürünleri ve bilgi teknolojileri sektörleridir. Bu alanlar kazanç kalitesi, değerleme ve makro ortamla uyum sağlama açısından en iyi kombinasyonu sunan sektörlerdir. Merrill Lynch EMEA Varlık Yönetimi ayrıca gelişmekte olan piyasalardaki tüketici ve küresel altyapı alanı dâhil daha geniş büyüme sektörlerini tercih ediyor. Jooste bu konuda, “Gelişmekte olan piyasalardaki portföyleri büyütmeden önce Çin’de politika faizinin indirilmesini bekliyoruz” diyor.
Merrill Lynch Varlık Yönetimi EMEA aynı şekilde 2012 yılında Euro Bölgesi ve Japon hisse senetlerine yatirim yapmak için beklemeyi öneriyor. Japonya’nın büyümesinin 2012’de toparlanması beklense de, şirket kazançları büyük ihtimalle hayal kırıklığı yaratacak. Euro Bölgesi hisse senetleri cok ucuz ve beklenti dibe vurmuş olsa da, Jooste riski yüksek olduğundan bu bölgeye yatırım yapmak için henüz çok erken olduğu uyarısında bulunuyor.
Sabit getirili portföylerde yatırımcılar, ülke tahvilleri yerine şirket tahvillerini tercih etmeliler. Özellikle yatirim yapilabilir seviyede olan ve yüksek getirili olan ABD şirket tahvilleri tercih edilebilir. Raporda, yüksek getirili tahvil piyasasının tolere edilebilir düzeyde bir temerrüt riskini fiyatlandırmış durumda olduğu ifade edilirken, yatırımcıların özellikle Euro Bölgesi çevre ekonomilerinin ülke ve banka risklerinden kaçınması gerektiğine de vurgu yapılıyor.
Jooste, “Temerrüt risklerindeki artış, cazip kredi faizi marjları içinde fiyatlandırılmış olsa da her hâlükârda biz böyle bir temerrüt durumu beklemiyoruz. Uzun süreli bir küresel resesyon dışında her türlü senaryo için ülke tahvilleri cazibesini yitirmiş durumda” diyor.
EMTİALARDA BÜYÜME YAVAŞLAYACAK
Düşük enflasyon beklentileri emtiaların cazibesini azaltıyor. 2011’in en güçlü performansını sergileyen iki emtia; altın ve petrolün, aynı getirileri 2012 yılında da tekrarlamasının mümkün olmadığına dikkat çekilen raporda; çok düşük reel faiz oranları tarafından desteklense de muhtemelen ABD Doları’nın güçlü olması nedeniyle altının önünün kesileceği belirtiliyor. Ancak yine de agresif bir parasal genişleme programı, altın fiyatlarının ciddi oranda yukarı gitmesi için katalizör işlevi görebilir. Arzın kontrollü tutulması ham petrol fiyatının aşağı gitme olasılığını sınırlandıracaktır.
Jooste, “Çin’in faizleri beklenenden önce gevşetmesi halinde, portföyde emtia yatirimlarina yer verilebilir. Bu da en çok bakır gibi endüstriyel metallerin işine yarayacaktır” değerlendirmesinde bulunuyor.
Özellikle İngiltere’de ki ticari gayrimenkulun, 2012 yılında ciddi gelir fırsatları sağlayacağı ifade edilirken, burada odağın daha çok primli emlak sektöründe olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Merrill Lynch EMEA Varlık Yönetimi’ne göre primli sektörle, iyi ikincil piyasa ve alt kalite emlak piyasaları arasındaki kutuplaşma devam edecek.
2008-2009 finansal krizinin üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen yatırımcıların bir kez daha bu tipik olmayan iş döngüsüne bağlı olarak varlık değerlerinde ciddi kayıplarla karşı karşıya kaldığını belirten Jooste, “2012’de portföy çeşitliliğindeki fırsatların azalmasına rağmen yatırımcılar portföylerini, uzun vadedeki kritik büyüme temalarını yakalayabilecek şekilde yönlendirip getiri ve kalite üzerinde durmalıdır” diyor.
(Gazeteport)