Genel Yazar
Şefik Özdemir
Şefikname
Yazarlarımız
Nil Karaibrahimgil
Yanlış anlaşılmayı hiç istemeyenlere
Misafir Yazarlar
Mehmet Barlas
Kelimeler yetersiz kalınca
Hilal Kaplan
İyi çocuk'lara kötü haber





İnternet-Haber.org Gazete Haberleri oku - Hürriyet gazetesi, Sabah, Posta, Milliyet, kıbrıs gazete

 

Yazara Ait Tüm Yazılar
  Nil Karaibrahimgil

          
         YANLIŞ ANLAŞILMAYI HİÇ İSTEMEYENLERE
Eskiler ve bazen de annem, “Gırtlak dokuz boğum” der. Yani lafını demeden, dokuz kere elekten geçirecek, tartıcak, yutacaksın.



Beraberce, kat kat inelim boğumları...
Bir şey düşünürüz.
Düşündüğümüzü iyi bilmemiz lazım. Çoğu düşüncemiz kendimizin değil.
Ödünç alınmış. Öyleyse bir laf etmeden önce, ilk yutkunmamızda soralım:
Bu düşünce benim midir? Değilse, lafı da yut gitsin.
Bir şey söylemek
isteriz, o söylemek istediğimiz söylenmeden önce, içimizde gezinir. Biz
onu tamı tamına kelimelendirmediğimiz için, onu aşağı yukarı biliriz.
Yine de soralım ikinci yutkunmada: Asıl söylemek istediğim ne?
Bir
şey söylediğimizi sanırız... Ah! O kelimeler nasıl da cop gibi dökülür
bazen ağzımızdan! Hiç şişede durduğu gibi durmaz yani. Bütün yumuşak
sesliler, sert sessizlere döner! Biz bir şey dedik sanırız, altyazı
başka olur. Üçüncü yutkunmada soralım: Söylemek istediğimiz o
kelimelerle mi söyleniyor?
Bir şey söyleriz... Ve verilen laf geri
alınmaz. Lafların tek kuralı vardır, o da budur. O halde kulakları iyi
açıp dinleyelim kendimizi lafı etmeden, dördüncü yutkunmada: Bunu mu
söyliycem ben? Yçimizdeki aynada küçük bir prova. Vakit bile almaz.
Her
zaman karşımızdakinin duymak istediği bir şey vardır... Zaten hep bu
yüzden eğip bükmüyor muyuz diyeceğimizi? Karşımızdakinin bir anahtar
deliği var. Sen ne dersen de, o kapıyı deneyecek önce. Beşinci kere
yutkunup, “Duymak istediği ne?” sorusunu atalım gitsin. Biz kendimizden
sorumluyuz. Başkası gibi düşünemeyiz. Düşünmemeliyiz de.
Karşımızdaki bir şey duyar... Altıncı yutkunmada düşünelim: Bu insan bunu duyacak. BUNU duyacak. Duyuralım mı bunu?
Karşımızdakinin
anlamak istediği bir şey var... Dediğimizi eline alıp, istediği anahtar
deliğine sokup çevirecektir. Bununla ilgili pek bir şey yapamayız ama
yedinci kere şunun şerefine yutkunalım: Anlamak istediği, anlatmak
istediğim mi? Değilse napabilirim?
Anladığını sandığı bir şey var...
Lafınız onun kulağından girip, onun olacak. Sizin düşünceniz olan, şimdi
onun düşündüğüne dönüşecek. Sekizinci yutkunmada soralım: Bu diyeceğimi
böyle dersem mi benim düşünceyi tam istediğim gibi yakalar, yoksa başka
türlü mü söylemeliyim?
Anlayacak. Da, dokuz canlı kelime canavarı
burda karşıdakinin anladığıyla bir kez daha yere düşecek. Anladığı,
anlattığım olsun dileyeceğim. Son yutkunmam bir dilek olucak.
Bazen ağır gelicek, bazen hafif kaçacak. Bazen güldürecek, bazen ağlatıcak.
Bazen
yapıştıracak, bazen kıracak. Bazen beni o, onu ben yapıcak. Bazen, hiç
bilmediği, bazen zaten bildiği, bazen hiç bilemeyeceği olucak. Belki
çoğu zaman yanlış anlamış olarak, yaralı, geride bırakılacak. Zaman da
üzerine o müthiş tozundan ekip geçicek.
Tıpkı bir zamanlar birisinin dediği gibi:
“Düşündüğünüz,/Söylemek
istediğiniz,/ Söylediğinizi sandığınız,/Söylediğiniz,/Karşınızdakinin
duymak istediği, /Duyduğu,/Anlamak istediği,/Anladığını
sandığı,/Anladığı arasında farklar vardır.
Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az dokuz ihtimal var.”
İşte bundandır ki, dokuz kere yutkunmamız hep iyi olucak.

2011-04-17 Bu yazı  13189  kere okundu
Son Yazıları:

Yanlış anlaşılmayı hiç istemeyenlere
YORUMLAR
 TüRKIYE LIBYADA TACA ÇıKTı
 EMENIKE'DEN FENER VE TRABZON'A
VİDEO HABERLER

Çok Okunanlar

Ayın

Haftanın

Günün

1
1
1

Çok Yorumlananlar

Ayın

Haftanın

Günün

1
1
1

Untitled Document
Burç Yorumları
 Arkadaşlarınızla aranızdaki duygusal bağları güçlendirmek için onlarla daha fazla zaman geçirmelisiniz.
 
| iletisim |   Bankalar | Künye | Künye | Yayın İlkeleri | Önemli Linkler | haber | haberler | sitemap | Charles Dickens Gerekli siteler: Google|