İnternet andıcı soruşturması kapsamında tutuklanan eski Genelkurmay Başkanı emekli Org. İlker Başbuğ hakkında, 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'silahlı örgüt yöneticisi' olmak suçundan ise 15 yıldan 22.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız'ın hazırladığı iddianame, daha önce internet andıcı davasıyla birleştirilen "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" davasıyla birleştirilmek üzere 13 Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahkeme heyetinin iddianameyi kabul etmesi durumunda, Başbuğ'un dava dosyası, 9 Şubat'ta duruşması yapılacak İrtica ile Mücadele Eylem Planı davasıyla birleşecek. Başbuğ, 5 Ocak 2011'de tutuklandığı Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nden cezaevine götürüldüğü sırada, "Türkiye Cumhuriyeti'nin 26. Genelkurmay Başkanı, terör örgütü kurmak ve yönetmekle suçlandı. Takdir yüce Türk milletinindir" demişti.
TARİHİN CİLVESİ
Başbuğ, nöbetçi mahkemedeki sorgusunda, suçlamaları reddederek kendisini şöyle savunmuştu: "30 Ağustos 2008'de Genelkurmay Başkanlığı görevime başladım. 4 Şubat 2009'da bu internet siteleriyle ilgili olarak bir haber yayınlandı. Konunun derhal incelenmesini istedik. İlk inceleme sonucunda, şekil ve teknik açısından bu sitelerin kanuna uygun olmadığı bilgisi bana verildiğinde bu siteleri kapattırdım. Aslında bana teşekkür edilmesi gerekir ki ben bu siteleri kapattıran kişiyim. Bu andıç bana arz edilmedi, arz edilmiş olsa muhakkak üzerinde imzam ya da parafım olurdu. Bu andıcın üzerinde komutanın imzası ya da parafını gördüm diyen bir kişi dahi yoktur. Şubat 2009'da kapattığımız sitelerin içerikleri nedir, burada ne yapılmıştır, konusunun cevabını veya bu konu ile ilgili bilgileri de ancak internet andıcı ile ilgili iddianame çıktığı zaman kısmen öğrendim. Bu durumda devletin aslında bana teşekkür etmesi gerekirken bugün bu konu ile suçlanmam tarihin acı bir cilvesidir." Başbuğ İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tutanaklarındaki 'Komutanın imzasını gördüm, komutan imzaladı' yönündeki beyanların sadece değerlendirme olduğunu savunmuş ve şunları söylemişti: "Hatta aynı kişilerin daha sonraki beyanlarında bu kez de imzayı görmedim şeklinde savcıya beyanları vardır. Yüzbaşı Murat Uslukılıç ve Mehmet Eröz'ün 29 Aralık 2011 tarihli duruşmadaki beyanları komutandan veya Genelkurmay Başkanı'ndan evrakın geldiğinin söylendiği, ancak söz konusu internet andıcı üzerinde 'komutanın imzasını gördünüz mü' sorusuna ikisinin de verdiği net cevap 'görmedim' şeklindedir. Hatta daha sonra Yüzbaşı Murat Uslukılıç ifadesine şöyle devam etmiştir. İki evrak geldi evraklardan birisi Ermenistan ile ilgili bir evrak ve internet andıcı evrakı, Ermenistan evrakında komutanın imzası vardı. Diğerinde yoktu. Bu yüzbaşı Murat Uslukılıç'ın ifadesidir. Diğerleri sadece değerlendirmedir.
BÜYÜKANIT'IN İFADESİNE BAŞVURULABİLİR
İnternet Andıcı soruşturmasında eski Genelkurmay Başkanı emekli Org. Yaşar Büyükanıt'ın da aralarında bulunduğu şüphelilerle ilgili incelemenin devam ettiği, Büyükanıt'ın da ifadesine başvurulabileceği belirtildi. Öte yandan Başbuğ'un tutuklanmasından önce, internet Andıcı davasının sanığı Yüzbaşı Murat Uslukılıç, andıcın Albay Dursun Çiçek'in talimatıyla hazırladığını, Çiçek'in de "2'nci Başkan'dan (Hasan Iğsız) 'olur' aldığını, Iğsız'ın ise 'Komutana arz' notu yazdığını ifade etmişti. Genelkurmay Adli Müşaviri Hıfzı Çubuklu da andıcın doğru, parafın da kendisine ait olduğunu, bu belgenin1 Nisan 2009'da da İkinci Başkan parafıyla Genelkurmay Başkanı'na arz olunduğunu anlatmıştı.
sabah